15 Şubat 2013 Cuma

MUHYİDDİN-İ ARABİ


MUHYİDDİN-İ ARABİ

ŞECERETÜ’N-NU‘MÂNİYYE FÎ DEVLETİ’L-‘OSMÂNİYYE

Muhyiddîn İbnü’l-Arâbî Hazretleri’nin, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşundan Yetmiş Sene Önce Kaleme Aldığı; “Şeceretü’n-Nu‘mâniyye fî Devleti’l-‘Osmâniyye” Kitabı’nda, Osmanlı’nın Zuhuruna Dair Esrarengiz İşaretler
 

Hazret-i Ali -radiyallâhu anh-in Şeyhü’l-Ekber Hazretleri’ne Verdiği İşâretler:

Şeyhü’l-Ekber Muhyiddîn İbnü’l-Arâbî -kuddise sırruh- Hazretleri “Şeceretü’n-Nu‘mâniyye fî Devleti’l-Osmâniyye” kitabında, henüz kurulmamış olan “Devletü’l-‘Osmâniyye” hakkındaki bu bilgileri nasıl elde ettiğini ve hangi amaçla bu eseri te’lif ettiğini açıkça ortaya koyarak; “Allah’ın, bana; ‘Elif. Lâm. Mîm. Rumlar mağlûb oldular. Arzın size en yakın yerinde. Amma onlar bu yenilgilerinden sonra mutlaka gâlip geleceklerdir. Birkaç yıl içinde. Önünde de, sonunda da emir Allah’ındır. O gün mü’minler sevineceklerdir. Allah’ın yardımı ile. O, dilediğine yardım eder. O Azîz’dir, Rahîm’dir.’(7) buyruğu hakkında tevdî edeceği gizli sırlara vâkıf olmayı murâd edince, murâkabe hâlinde (onu) Ali -kerremallâhu teâlâ vechehû-ya sordum. Onu bana apaçık bir izâhla cevaplandırıp; ‘Onun adı ‘Şeceretü’n-Nu‘mâniyye’ (soy şeceresi) ile konur!’ buyurdu. Ben de (onun) ‘Devletü’l-‘Osmâniyye’ zamanında vâki olacağını öğrenince, sana onlardan hilâfeti kâ’im kılacak olan kimseye ve her birinin zamanına, hilâfetine ve askerlerine dâir, bu hususta söylenebileceklerin tümünü deşip ortaya çıkarmayı arzuladım.”(8)

Soy Silsilesinden Olan ve “Halîfelik Tılsımı”nı Elinde Bulunduran “Sîn” Kimdir?

Şeyhü’l-ekber Muhyiddîn İbnü’l-Arâbî -kuddise sırruh- Hazretleri “Şeceretü’n-Nu‘mâniyye”sinde ilk olarak “Tılsım sâhibi ilk ‘Sîn’”in varlığından söz ederek,(10) bugün herkesin çok iyi tanıdığı “ilk Selîm”den, yani târihe “Birinci Selîm” olarak geçen Yavuz Sultan Selîm’den bahseder ve “onun cülûsu”nun “Mim’den sonra” olacağını söyleyerek;(11) onun tahta geçişinin kendisinden önceki en büyük hükümdâr olan Fâtih Sultan “Mehmed”den daha sonra olduğuna işaret eder. Bu şifreye göre “Mim”den, yâni “Mehmed”den sonra tahta geçecek olan “Sin” yâni “Selim”; bir “tılsım”ın da sahibidir. Peki ona verilen bu “tılsım” nedir? Hazret cümlenin devamında işte bu sırra işaret edip, sözünü ettiği “Sin”in, bugün târih sayfalarına geçen en büyük ve en açık fiilinden haber vererek, “onun için en büyük tılsım”ın “hilâfet işi” olduğunu söylemektedir.(12)

İşte bu apaçık keşfiyle Şeyhü’l-ekber -kuddise sırruh- Hazretleri, zuhûrundan yaklaşık üç asır önce, hilâfetin Osmanlılar’a bu “Sin”; yâni “Selîm” sayesinde geçeceğini îlân etmiştir.

Şimdi de Hazret’in, içinde bulunduğumuz bu karanlık devirden, Hazret-i Mehdî’nin gönderilişine kadar zuhur edecek olan hâdiseler hakkındaki son sözlerine kulak verelim.

O’nun ifâdesine göre, Osmanlı Devleti yıkılıp da insanlar bu duruma düştükten sonra; “Rum, doğuyu ve batıyı birleştirerek mülkü ele geçirir. Böyle olunca da, Zemzem’le Safâ arasından büyük ‘Mim’ zuhûr eder ve lâtif olan ‘Ğayın’da kâim olup, kendisine biat edilir. Sonra kullara vaadedilen gelir ve zulüm ve kötülükle dolduktan sonra yeryüzüne tekrar adâlet yerleşir. ‘Son’un zuhûruyla ilk ‘Mim’in hükmü yeniden doğar ve onunla yeryüzü yeniden canlanır.”(39)



MUHYİDDİNİ, ARABİ, 800 (SEKİZ YÜZ) SENE ÖNCESİNDEN ŞUNLARI HABER VERİYORDU:

Büyük İslam alimi ve Tasavvuf Piri Şeyhül Ekber Muhyiddini Arabi Hazretleri (1164-1240), yazdığı "Dürri Meknun" kitabında, tam 250 (iki yüz elli) sene öncesinden Kostantin şehrinin Müslümanların eline geçip İstanbul'a dönüşeceğini, hem de 800 sene sonra zuhur edecek Hz. Mehdi'nin doğum tarihini vererek büyük bir keramet ve beşaret göstermiştir.

"(Hz. Mehdi Batıdan zuhur eder.. "Rahim"in "mim"i tarihinde doğmuş olur. Lakin, Kamer Tulu' ettiği (doğduğu) zamanda talii (Yıldızı) Saadet burcunda iken...... "Beni Asferi" helak edip İstanbul'a girecek....."

Cümel-i Ekbere göre: Ra:502, Ha:606, Ye:575, Mim:333 değerine sahiptir. Bu değerleri toplarsanız 2016 değerini verir.

"Beni Asfar",Yahudiler değildir. Rum suresinin tefsirine bakarsanız "Ben-i asfar"ın rumlar yani romalılar olduğunu görürsünüz. Yine Bizans üzerine yapılan Tebük seferini incelerseniz bir kısım münafıkların neden sefere katılmadıklarını izah için "Kadınlara zaafiyetim var. Ben-i Asfarın kadınlarını görüp fitneye düşerim" şeklinde bahaneler ileriye sürdüğünü görürsünüz.

"Tulu etmek" fiili "birden bire zuhur etmek, doğmak" anlamındadır. "Doğmak" fiilinin bildiğimiz "doğum" fiili ile ilgisi yoktur. Zuhur etme anlamındadır.

Şeyhül Ekber Muhyiddin-i İbn-i Arabi -kuddise sırruh-’nin Fütuhat’ül Mekkiye’sinin 66. babında Mehdi şöyle anlatılmaktadır:

“Allah’ın bir halifesi daha vardır ki, yeryüzü zulüm ve haksızlıklarla dolu olduğu zaman zuhur edecektir. Yeryüzünü adalet ve sükûnetle dolduracaktır. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yolundan gidecektir. O hiç yanılmayacaktır. Çünkü onun, görmediği yerde doğrultan meleği vardır. Hakkı ayakta tutanlara yardım edecek, dediğini yapacak, bildiğini söyleyecek,

Allah ona o kadar güç verecek ki, bir gece içinde zulmü ve ehlini ortadan kaldıracak, dini ikâme edecek, İslâm’ı ihya edecek, önemsenmez bir hale geldikten sonra ona tekrar kıymet kazandıracak, onu ihya edecek.

Asrında cahil, bahil ve korkak olan bir adam, hemen âlim, cömert ve cesûr olacak. Kendisine karşı geleni ve kafa tutanı perişan edecek. Dini, Resulullah’ın -sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Halis ve hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak.

Mehdi İstanbul şehrini Süfyan’ın elinden alacak. Düşmanları, ehli içtihad alimlerinin mukallidleri olacak. Çünkü onlar, Mehdi’nin kendi imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde bundan hoşlanmayacaklar, fakat karşı da gelemeyecekler. Onun kılıncı kardaşlarıdır. Kılıncından korktukları için ister istemez hâkimiyetine boyun eğecekler.

Onun açık düşmanları fukaha olacak. Elinde kılıncı yani kardaşları olmasa idi katliyle fetva verirlerdi. Lâkin Cenâb-ı Hak, onu keremiyle ve kılınç ile tathir edecek, onlar ona itaat edeceklerdir. Çünkü halk arasında imtiyazları kalmayacak, hatta ahkam hususunda ilimleri de azalacak. Mehdi’nin gelişiyle alimlerin hükümlerindeki ihtilâflar da giderilecek. Ondan hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. Kalben ondan nefret edecekler, fakat buna rağmen ister istemez hükmünü kabul edecekler.”

Muhyiddin İbnül Arabi ks hz. mehdi zuhur ettiğinde ilk işinin yanaklarında sakal olmayan Arabistana hakim olan bir taifenin kökünü kazımakla işe başlayacağını haber vermiştir. Bu taife şu anda Vehhabilerdir. Yanaklarında sakal yoktur. Kılıçtan geçirme işlemine Mekkeden başlayacak.

25 yorum:

  1. esenlikler dileyerek başlayam muhiddin arabiyi o olmada anlayamasın hz.düleymanı uzaylı lider falan yazık o mwhtiyi vahabilere falana taş atma mahatinde kullanmayın mürşidi kamile bağlan ibadetle tevhitle nefsini müslüman et nefsin ruh olur ruhunda kutsi ruh olur yani nefsin isa a.s. ruhunda mehti ruh imam olacak nefsin ona uyup namaz kılacak yani isa a.s mehtiye uyacak muhamet ümmeti sıfatını kazanacak beni muhammet ümeti et demişti ya isa .a.s. o ayetin manası senin isin savaş deyil para pul makam mevki deyil sen yaradan ben saklı hazineyim bulunmak istedim sen rabini bulamasan hayvanda ne farkın var oda avlanıyor yavrusunu büyütüyor koruyor yiyip içiyor gününü geçiriyor sende dünyaya dalırsan onda farkını söyle bakam

    YanıtlaSil
  2. adim irfan arslan 0535 849 85 17 her yoruma açığız anlamayan arasın saygılarla

    YanıtlaSil
  3. 2016 başladı.

    Cümel-i Ekbere göre: Ra:502, Ha:606, Ye:575, Mim:333 değerine sahiptir. Bu değerleri toplarsanız 2016 değerini verir

    YanıtlaSil
  4. ebced hesaplarının tamamına baktım. cümeli ekbere göre 2016 etmiyor.hangi ebcede göre 2016 buldunuz ??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sizin hesabınıza göre kaç ediyor kardeşim

      Sil
  5. yeryüzünde hiçbir kahinin nokta atış yaptığına tanık olmadık daha.hep yuvarlak laflar.olay vuku bulduğunda ona uygun deyişler toparlanıp sunuluyor.çok net gaybı Allah tan başkası bilmez.geleceğe yönelik söylenen her söz tahmin olarak tarihte yerini alır.....

    YanıtlaSil
  6. mehdi felan uydurma Allah demiştirki son peygamber Muhammet size başka uyarıcı gelmeyecek .geleceği Allahtan başka kimse bilemez peygambere bile vahiy gelmiş öyle bilmiş bu adam mı bilicek gelecekten haber verilmesi günahtır mehdi felan yalan arkadaşlar kanmayın ama deccal gerçektir kuranda geçer

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kıyamet kopuncaya kadar, Allah dostları ''hissi kalb el vuku'' ve ''rüyalarla'' uyarılacaktır. Mehdi konusunda ise, peygamber efendimizin (sav) sayısız hadis i şerifleri vardır, gelecektir, senin bunu yaxdığından haberi olsa, senin kulağını çeker, varlığını gösterirdi.

      Sil
    2. MEHDİ gelecektir, hem de çok yakında. Allah, kıyamet kopuncaya, onun yolunda yürüyen kullarına HİSSİ KALB EL VUKU yoluyla ve RÜYALARLA uyaracak-eğitecek, kendisine, görev verdiği meleklerle haber uçuracaktır. Ve MEHDİ nin üstünde (havada) bir görevli melek devamlı bulunacaktır. Bu konuda İMAM I GAZALİ nin kitaplarında (İHYA) gerekli bilgi verilmiştir. UYKUDA EĞİTİLECEĞİ ve AYETLERİN KARŞILIKLARININ GÖSTERİLECEĞİ belirtilmiştir Mehdi hakkında peygamber efendimizin (sav)sayısız hadis i şerifleri kayıt altındadır.

      Sil
  7. mehdi felan uydurma Allah demiştirki son peygamber Muhammet size başka uyarıcı gelmeyecek .geleceği Allahtan başka kimse bilemez peygambere bile vahiy gelmiş öyle bilmiş bu adam mı bilicek gelecekten haber verilmesi günahtır mehdi felan yalan arkadaşlar kanmayın ama deccal gerçektir kuranda geçer

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar keskin ve yersiz bir ifade ismine hiç yakışmamış. Geldiğinde de ilk inkar eden bu kafalar olacak galiba.

      Sil
  8. Onu bunu bilmem. Lakin Muhyiddin İbnul Arabi demişşe doğrudur.

    YanıtlaSil
  9. Onu bunu bilmem. Lakin Muhyiddin İbnul Arabi demişşe doğrudur.

    YanıtlaSil
  10. Kur'an-ı Kerim'de Allah cc Resullullahın ağzından kendisinin gaybı bilemeyeceğini söyletmiyor mu? Bu gayb haberlerini bu durumda Resul nasıl verir?
    Âl-i İmrân / 179
    Allah, müminleri (şu) bulunduğunuz durumda bırakacak değildir; sonunda murdarı temizden ayıracaktır. Bununla beraber Allah, size gaybı da bildirecek değildir. Fakat Allah, elçilerinden dilediğini ayırdeder. O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder, takvâ sahibi olursanız sizin için de çok büyük bir ecir vardır.
    En’âm / 50
    De ki: Ben size, Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyarım. De ki: Kör ile gören hiç bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?
    En’âm / 59
    Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.
    A’râf / 188
    De ki: «Ben, Allah'ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.»
    Hûd / 31
    Ben size: «Allah'ın hazineleri benim yanımdadır» demiyorum, gaybı da bilmem. «Ben bir meleğim» de demiyorum. Sizin gözlerinizin hor gördüğü kimseler için, «Allah onlara asla bir hayır vermeyecektir» diyemem. Onların kalplerinde olanı, Allah daha iyi bilir. Onları kovduğum takdirde ben gerçekten zalimlerden olurum.»
    Hûd / 123
    Göklerin ve yerin gaybı (sırrı) yalnız Allah'a aittir. Her iş O'na döndürülür. Öyle ise O'na kulluk et ve O'na dayan! Rabbin yaptıklarınızdan gafil değildir.
    Yûsuf / 81
    Babanıza dönün ve deyin ki: «Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti. Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın bekçileri değiliz.
    Nahl / 77 Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Kıyametin kopması ise, göz açıp kapama gibi veya daha az bir zamandan ibarettir. Şüphesiz Allah, her şeye kadirdir.
    Meryem / 78 O, gaybı mı bildi, yoksa Allah'ın katından bir söz mü aldı?
    Mü’minûn / 92
    Allah, gaybı da şehâdeti de bilendir. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden çok yüce ve münezzehtir.
    Neml / 65 De ki: Göklerde ve yerde, Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.
    Sebe’ / 3
    İnkârcılar: Kıyamet bize gelmeyecek, dediler. De ki: Hayır! Gaybı bilen Rabbim hakkı için o, mutlaka size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile O'ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de şüphesiz, apaçık kitaptadır (yazılıdır).
    Sebe’ / 14 Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü, ancak değneğini yiyen bir ağaç kurdu gösterdi. (Sonunda yere) yıkılınca anlaşıldı ki cinler gaybı bilselerdi, o küçük düşürücü azap içinde kalmazlardı.
    Sebe’ / 48 De ki: Kuşkusuz, Rabbim gerçeği ortaya koyar. Çünkü O, gaybı çok iyi bilendir.
    Fâtır / 38 Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. O, kalplerin içinde ne varsa onu da hakkıyla bilendir.
    Necm / 35 Acaba gaybın bilgisi kendi yanındadır da o görüyor mu?
    Kalem / 47 Yahut gaybın bilgisi onların nezdinde de, onlar mı (istedikleri gibi) yazıyorlar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aha bir kuran meal sapığı yazdı yine ��

      Sil
  11. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  12. “Hani, Meryem oğlu İsa şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Ben, Allah’dan size bir elçiyim. Benden önceki Tevrât’ın bir tasdikçisi ve benden sonra gelecek, ismi Ahmed olan bir peygamberin müjdecisiyim.” (Saff, 6).

    YanıtlaSil
  13. Kuranda Hz. İsa nın Gaybtan haber verdiği yazıyor.Meşhur ve sahih hadislerden olan Cibril Hadisesi de Efendimizin Kıyamet alametlerinden bahsetmesi Gayb Olmuyormu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gayb-ı ALLAH bilir
      İstediğinede bildirir...
      Siz kota koyamazsınız

      Sil
    2. Atil-la Emin Ol ki kuranın o ayeti Gaybı Allah bilir buyuruyor ya millete inkar ediyor ya bildirmez dostuna gibi
      inanki milletin inancında haşa Gaybı Allah bile bilmiyor. sabaha kadar ayet okusun yazssın vallahi cogu inanmiyor bile cenabi allaha

      Sil
  14. Kuranda Sonradan gelen ayetler önceki ayetlerin hükümlerini değiştirir. Nitekim İçki meselesi Kısmı olarak süreç içerisinde haram oluyor.

    YanıtlaSil